|
[mp3]http://Parkingmusic.com/files/Mustafa_islamoglu-Gocmen_Kuslar.mp3[/mp3]
yataklar küf gibi zindan kokuyor küsmeler küsmeler ve barışmalar bir dost yüreğimde sevgi dokuyor ayrılık gözyaşı son sarışmalar yataklar küf gibi zindan kokuyor
herkesle gülünür fakat çilelim ağlanmaz herkesle unutma bunu dostluk yemininin üstünde elim bölmez mi bölmez mi hasret uykunu? ve gülmek ki tokat tokat çilelim
kadehler dolusu baldıran zehri gördün, göz kırpmadan nasıl içilir bilirsin haldaşım bu zalim şehri burda dirilere kefen biçilir korkusuz içilir baldıran zehri
bak körpe ceylanlar nasıl vurulur zalim avcı gezer bizim bağlarda ceylanları vuran eller de kurur bir parça kırmızı kir kalır karda yavru ceylanlar bak nasıl vurulur
hangi dost dikmişti şu tomurcuğu bağrımın içinde göğerip duran ey kara günlerin dertli çocuğu senin nabzın mıdır ranzamda vuran söyle kim dikmişti su tomuruğu
ne açmaz gül imiş ah şu bahtımız ağarsa mı ola kıpkırmızı tan yad elde kuruldu payitahtımız hüzün sarayında bir garip sultan ne açmaz gül imis ah şu bahtımız
artık güneşlerde kara doğuyor geçmiyor umudu vuran zamanlar hayat yıldırıyor hayat boğuyor bilmem kimin için çalıyor çanlar güneşler de artık kara doğuyor
bu yağmur bu yağmur niçin yağar ki görmez mi bir çift göz suluyor yeri vurulanlara su sunma be saki kavrulsun garibin yansın yüreği bu yağmur bu yağmur niçin yağar ki
her seher uzaktan bir horoz sesi ne çılgın yalıyor parmaklıkları esiyor Yusufun kutlu nefesi yıkıyor Züleyha kara duvarı ıraklardan yanık bir horoz sesi
gel yaralı serçem küsme bahtına vurma kayalara allı başını anka kuşu olsan geçmem tahtına bir sen kaybetmedin can yoldaşını yaralı serçem gel küsme bahtına
ey kara çayımın buğulu kiri kıvrıla kıvrıla nere gidersin ötelerden eğer sorarsa biri bırakmadılar da gelmedi dersin kara çayımın ey buğulu kiri
mahpus ranzam soğuk yüzüne senin sahte gülüşleri tercih ederim meftunu olmuşum demir kefenin sende yaşar, sende ölüp giderim mahpus ranzam soğuk yüzüne senin
gece yine kustu bütün kinini her saniye can çek, kıvran, sabah et efendi, demirbaş kabul et beni mevcut listesinin başına kaydet gece yine kustu bütün kinini
Derde sevdalıyım derde vurgunum bu sevda düşürür eline cânâ
hep sürüklenmekten inan yorgunum niye kattın gittin seline cânâ
perişan dağınık ve de bozgunum ne çare düşmüşüm diline cânâ
Eyyubum Yusufum hadi Mecnunum amma dayanamam yeline cânâ
yanmış vurulmuşum, meftun olmuşum saçlarının bir tek teline cânâ
yüklenme bu denli kurban olayım yetmez mi savurdun külüne cânâ
derde sevdalıyım derde vurgunum
yerine varmamıs dileklerimi götürün melekler nolur götürün soldurmayın açmış çiçeklerimi Mevladan dertlere derman getirin yerine varmamış dileklerimi?
bütün umutların bittiği yerde hayret ölüler de volta atarmıs inanmazsan civan bak yarıver de gönül mezarımda kimler yatarmıs göster can alıcı o melek yerde
doğduğum yerlerde vurgun mu oldu? sular mı yürüdü memleketime soldu, gün görmemiş menekşe soldu kaç hançer saplandı safiyetime doğduğum yerlerdevurgun mu oldu?
arasıra kuşum uç üzerimden vefasızım amma belki özlerim bir de sen oklama ta can yerimden gel, bugün de taşma ırmak gözlerim kuşum arasıra uç üzerimden göç eden kuşların gözleri kara dayan gülüm dayan bahar gelecek muhabbet ne büyük kapanmaz yara ölecek yaralı serçe ölecek dönecek mi söyle kuşlar bahara?
Bir güzel düs gibi bir hayal gibi sen de git can kuşum, de var sen de git dost mezarı içim bulunmaz dibi düşersem aklına el aç niyaz et belki bir su yürür içim çöl gibi
_________________ Hüzünce konuşur hep, başka lisan bilmez harflerim
|